Takvimde yapraklar dökülürken, bize ölümü hatırlatan çizgileren utanır olduk. Duygular, hüzünler ani bitip başlarken hislerimizden olduk. Ne de çok konuştuk bilip bilmeden susmayı unuttuk. Herkes bir diğerine ders verirken, doğru bildiklerimizi sadece nasihatlerde hatırlar olduk. Karnımızı doğurduk ama ruhu unuttuk. Merhametsizlere güçlü dedik ağlamayı unuttuk. Karanlık odalarda saatlerce konuşurken, dost ile iki kelâmı unuttuk…