Rüzgarsız bir odada otur ve sallan,
Sallanan koltuğunda
Duyu organlarıma çok da güvenmediğim tarihlerde tanıdım seni
Kül tablasına bir karış mesafedeyken gömleğimin kollarını kıvırdım
Kıvırdım ve bir dal cigara yandırdım
Rüzgarsız bir odada otur ve sallan,
Ayaklarınla bir aşağı bir yukarı..
Çocuksu bir heves topla yüzüne ve sırıt
Tarifi olmayan kekler için ağla
Dikiş tutmayan çarşafların hesabın sor façan yerse
Dur!
Bir düşün!
Kum saatini devirdiğinde zamanın önemi kalmıyor ya işte
Anca kendini kandırıyorsun üç dakikaydı beş dakikaydı diye
Ensendeki yalanın gerginliği üstünde
O cigaranın kokusu misali üstünde
Yaş yaş ihanet üstünde
Üstünde bir fahişe tepinircesine, üstünde
Altı üstü kaç posta vaktimiz kaldı ki
Bu gamın üstünde?
Rüzgarsız bir odada otur ve sallan!
Tabureye bir tepik
Hep aşağı, hep aşağı..
Yak bütün gençliğimi
Cigarayı hiç soğutma
Dudaklarını değdir bana
Beni hiç öpme
Fazlasıyla yanmışız
Güzelim bir esintide..