Bu dünyada yalnızlaşıyorsanız durmayın devam edin.Bu iyiye işaret;herkesleşmiyorsunuz demek ki.Her ayrı şeyin yükü omuzlarınızdaysa,ağlamış yahut ıslak gözlerinizi yeni silmişseniz ne âlâ! Sırtınız yere gelmez insan olma hududunda.Bazı günler kötü insanların pis oyunlarına maruz kaldım; gizli kapaklı telefon konuşmaları, çift yüzlülük ya da belki daha çok,yalan,hıyanet…Bedenini şeytana satmış insanlar gördüm.En acısı kandaşına oyunlar oynayan insancıklar.Sustum,utandım.Bir erik sıkıştı ciğerlerimin tam orta yerine.Sus mu konuş mu ? Bilemedim.Ardından günler geçti.Sükut ettikçe mahrem saydıkça duyguları, iyi niyet asilleşti.Mütemadiyen yalnız kaldım.Ne düşündüğümü anlatmak birine, Tanrım ne buhran! Yalnız hayallerde mümkündü.Hayaller bile yalnızdı…Kaf dağına uçtum sonraları.Gönül şelaleleri kurdum balıklar yaşattım orada.Mutsuz çocukları tıpkı bir uçurtma gibi salıverdim gökyüzüne.Nur geldi asık suratlara.Ve hayli bahtiyardım kitaplar ortasında.Mum alevinin güneş gibi yaktığını bile bile etrafında ölen kelebekler gördüm.Acılar dinmemişti.Daima kitabın ortasında yasak kentlerdeydim.Benliğimi saran bu huzur cinayetten mahpusa düşmüş bir er gibiydi.Cinayet dedim bağışlayın!Susmak birazda öldürmekti neticesinde yaradılış gayemizi. Herkesleşmiyorduk diyordum en son.Yaşadıkça insancıkları tanıyorduk sadece.Renkli boya kalemlerinin ucunu kıran haşere bir çocuktu onlar.Ki ben en çok acılarımı;acı çektirenlerimi çocuk oldukları için affettim.Yaşlanmıştı ruhum.Ağırlık kaldıramayacak kadar yaş-lı.Ne kelama gelirdi bütün bunlar ne de varağa.Sokak ortasında üç maymun oynayanlar bilgisayar başında Nuh’un gemisini inşa ettiler.Oysa kafile çoktan yol almıştı.Kalanlar ve gemileri… Lakin açıklık getirmek isterim ki zamansız ve mekansız gözbebekleri gerçeklere yoldaştır asırlar boyunca.Eğer birileri (insancıklar) acı çektirmişse size; susun ve gözlerine bakın.Gözler doğru olandır ve hiç kimse sessizlikle konuşamaz.Çığlık çığlık susun ve hep kitabın ortasına saklanın.Herkesleşmeyin! Bizi üzen kavgalar kavgalarda kalsın.Yalnızlaşıyorsanız doğru yoldasınız.Demek istiyorum ki en son ne zaman iki satır arasına sıkışmış hüznünüzü deniz dalgalarına kavalye yaptınız.Ne zaman bir çiçeğin rengi güzel geldi gözünüze? Ne zaman anlamayı bırakıp sadece baktınız.Kederler sizi huzurla tatmin etmedikçe sahiden üzgün olamazsınız azizim.Bir yağlı boyada bavul metaforsa,parklar gülen çocuklarla anlamı oluyorsa,güneş yakıyor fakat ay ısıtmıyorsa…Demek istediğim şudur ki eğer birileri kalbinizi kırmış ve bu yazıyı okurken zihniniz güzel anları fotoğraflamışsa üzülmeyin hepsi geçecek.Yalnızız ve deklanşöre basınca ölmüyorsunuz.Ama ölümsüz ama yalnız ama insan kavmi kurmuş oluyoruz yalnızca.
Selam olsun insana,insancıklara !
ADA-2015
