Ara 10, 2018
422 Views
0 0

bu gençlik nereye gidiyor

Written by

                                        BU GENÇLİK NEREYE GİDİYOR

      Bu gençliğin nereye gittiğini biliyor muyuz?

      Ben bu soruyu şu sebepten sorma gereği duydum:

       Elimizdeki gençliğin tutamayacağımız bir şekilde kayıp gittiğini görüyorum.

       Saygısızlık almış başını gidiyor ve biz bu saygısızlıkların önüne geçemiyoruz.

        Öğrenci öğretmeninin yanında saygıdan, terbiyeden bihaber; büyüğünün yanında nasıl davranması gerektiğini bilmiyor. Bunun sebebi de aile eğitiminden yoksunluk.

        Başıma gelen bir olayı örnek göstereyim sizlere: Bir gün tramvayda gidiyorum, bir grup çocuk bindiler. Benden birkaç durak sonra başladılar gürültüye. İneceğim duraktan bir durak öncesine kadar gürültü yapmaya devam ettiler. Ben sinirleniyorum ama sinirlenmek neye yarar ki… Bayanın birisi şu sözleri sarf etti çocuklara:’ Yeter artık çocuklar, biraz saygılı olun!’ Arkasından gruptaki çocuklardan bir tanesi şu sözü söyledi:’ Pardon, saygı derken..’Bu arada ben şu durağa gelsek de bir insem diye  kendi kendimi yiyorum.

        Sorsan bu çocukların aileleri sütten çıkma ak kaşık… Öğretmenler terbiye verememiş onların çocuklarına… Aileler ilk önce şunu sormalılar bence kendilerine :’Biz nerede yanlış yapıyoruz?’ Ve düşünüp ,yaptıkları yanlışın kaynağına bir şekilde ulaşıp ,yaptıkları yanlışı düzeltmenin yollarını aramalılar. Kendileri bulamazlar ise belirli birimlerden yardım almalılar.

          Düşündüklerimi anlatmaktan çekinmiyorum. Eğitim bu saygısızlıkların önüne geçmemizi sağlayacak en önemli şeydir. Eğitimin ilk ayağı da aile içinde başlar.

            Aileler çocuklarının eğitimi ile ilgilenemezler ise biz baştan kaybetmişiz demektir.Okullarda, sokaklarda saygıya hasret kalırız. Terbiye denen bir şey kalmaz, yok olur gider.

             Aileler eğitmeyi beceremiyorlar çocuklarını. Kendilerini değil, onları okutan öğretmenleri suçlamak daha kolay geliyor ailelere.

               Ailelerin gözünde çocukları en mükemmel ,en dürüst insandır.Öğretmenler ise eğitimleri konusunda yeterince başarılı değildir. Ama bir farkına varsalar eğitimin ilk ayağında kendilerinin ne kadar başarısız olduklarının, öğretmenlerden önce kendilerine büyük sorumluluk düştüğünün .Ama işlerine gelmez bunun farkında olmak.

                 Her ne ise… Bu gençlik büyük bir çıkmazın içinde sürükleniyor. Bizler bu sürüklenmenin önüne geçebilmek için ilk önce ailelerin bilinçlenmesini sağlamalıyız. Sonra gençlerimizin, çocuklarımızın sürüklenmekte oldukları bu büyük çıkmazın önüne geçmek için çaba göstermeliyiz.

                Aileler için de geçerli bu atasözü bizim için de geçerli .Ne ekersen onu biçersin demiş büyüklerimiz.

              Atılan tohumları olabildiğince düzenli, yerinde atmalıyız ki sonunda hasadımızı düzgün kaldıralım.

Düzenli bir ekim yapmazsak vbunun sonuçlarınada verimi düzgün bir şekilde alamamakla katlanmak zorunda kalırız. Sürüklendikleri bu çıkmazdan kurtarmanın ilk adımını teknolojinin esaretinden kurtarmakla atabiliriz. İkinci adım olarakta çocuklarımızı ve gençlerimizi okumanın yararlarını anlatan konferanslar seminerler vererek devam ettirebiliriz. bizler gençlerimizin girmekte olduğu çıkmazın yolunu bu bahsettiğim ilk iki adımın atılması ilekapatmayabaşlayabiliriz.

Bu konudada çeşitli vakıflardan değerli yazarlarımızdan doktorlarımızdan yardımlar isteyerek yapabiliriz. Erken kalkan yol alır demiş atalarımız.

Bende bu güzel anlamlı söze binaen şunları söylüyorum.

Vakit çok geç olmadan gelin el birliği edip gençlerimizi içine çeken bu dipsiz kuyunun üzerini bir daha açılmamak üzere kapatalım. Gençliğin elimizden kayıp gitmesine bir ömür izin vermeyelim.

Hüseyin İBİŞ

Engel Sizsiniz...
Hüseyin İBİŞ

Latest posts by Hüseyin İBİŞ (see all)

Article Categories:
Deneme · Edebiyata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.