İnsanın damarlarına direk etki eden bu soğuktan kurtulmak için bir kaçış arıyordu. Kafayı kaldırdı.Etrafa bakındi.Her yerde gürültü.Her yerde maskeli insanlar.Bu maskeyi taşımak ağır gelmiyor muydu insanlara? Neden kendi öz benliğini yansıtmıyorlardi?.Onun meselesi değil bu,insanların da değil, bilakis insanlığındı.Üşüyordu.Bu iyi bir şeydi onun için çünkü aciz bir yaratık olduğunu anımsıyordu.Nereye gitmeli şimdi? Sanki soğuktan kıpırdanamaz hale gelen gözleri bir yeri arıyordu.Herkesin bildiği ama hiç kimsenin gerçekten ne olduğunu bilmediği ve gitmediği bir yer.Bir Hastane mi,fabrika mi yoksa bir ev mi ? Bir okul mu,bir medrese mi? Gözler aramaya devam ediyordu.Hep bir arayış içinde değil miydi zaten bütün benliğiyle? Eliyle saçlarını düzeltmeye çalıştı ama saçlar çoktan donmuştu.Sadece saçları değil elleri de soğuktan yıpranmışti.Çaresiz hissediyordu.Sonra o, soğuktan oyanatılamayacak hale gelen gözleri bir yere takıldı.Neresiydi acaba ? Burası bir eğlence merkezi yahut (maalesef) herkesin uğradığı bir yer değildi.Kütüphane…Burası herkesin bildiği ama hiç kimsenin gitmediği bir yerdi.