Kayıt Ol
May 7, 2019
165 Views
1 0

Melodik Ölüm

Written by

Sessizliğime sırnaşan birkaç harf tanıyorum, onlar birleştikçe göğüs kafesime ağır kelimeler oturuyor. Susuyorum ve dünyam sükûta boğuldukça yüreğime işlenen alev dikenlerinde tutuşuyorum. Kendi yalımımda yandıkça zihnimde bir kar soğuğu hissediyorum, bir fırtınaya esir düşüp kendi cehennemimde güneşi bekliyorum.

Mazide gülerek yaşanmış tüm hatıralar bir düşman nefesi gibi enseme çarpıyor. Ardımda daima anılarımdan beslenen bir gölge taşıyorum. Işığa yaklaştıkça büyüyor gölgem, devaya koşarken kendimi daha büyük bir çukurda buluyorum ve en sonunda karanlığın kollarında soluklanıyorum. Güneşin bile bana ihanet ettiği bir cihanda, geçen her saniye beni tamunun alev yağmuruna mahkûm ediyor.

Anlıyorum ki bazı şeyler sözcüklerle ifade edilemiyor. Öyle ki bazı şeyler, gözyaşlarıma dahi sığmıyor. Zihnimde yeşeren zehirli sarmaşık beni aşıyor ve zifirî bir ormanda mahsur kalıyorum, kendi acılarımın hapsinde eziliyorum.

Gözkapaklarım, ıslandıkça üşüyor ve tezatlık kâbusunda yanıyor kıpkızıl gözlerim. Dağarcığıma ilişen her karabasanda kendimi görüyorum. Rüyalarımda çığlık çığlığayım, rüyalarımda ruhumda eksik bir parça var, rüyalarımda gerçeğim.

Ömür çizgim siyaha bulanmış fakat detaylarda alaca katıyor geceme yıldızlarım. Ayıpsız, çıplak dolunay bile ulu orta gülümsüyor bana. Fezada huzura eriyorum. Kaçıyorum akşam yalazının parıltılarına fakat biliyorum, ben istemesem bile tepemdeki ışıltı senfonisine aitim. İrtihal bile beni gökyüzüne taşıyabilir, biliyorum. Gri bulutlara bir çıkış yolum kalmadığında memadı anıyorum ve bir gün bütünüyle kendimi kömür rengi bir asalete teslim edeceğimin umuduyla yaşamaya devam ediyorum. Ölüm hazzı, beni hayata bağlıyor. Bağlandıkça acınası hissediyorum; ben, acınasıyım, biliyorum.

Vakit geçtikçe, yanaklarıma nüfuz eden yaşlarda anlam aramayı bırakıyorum. Şişmiş göz torbalarıma, daimî dostum uykusuzluğuma karşı çaresizlik bayrağımı kaldırıyorum. Sancılardan kurtulmanın, benliğimdeki yaraları kapatmanın bir yolu kalmadığını anladığımda kendimi gece denizine bırakıyor ve kara cerahat dalgalarıyla sonsuzluğuma yüzüyorum.

Yolun sonunda ışığı görüyorum ve ona yaklaştıkça sırtımda korkunç bir gölgenin varlığıyla yere çöküyorum. Artık batacağım bir deniz kalmadı fakat derinden derine boğuluyorum.

Ve şimdi, nabız melodimde eksik bir notaya muhtacım. Biliyorum, bu şarkıyı en başında susturmalıydım.

Latest posts by yazgem (see all)

Article Categories:
Deneme · Edebiyata Dair · Hayata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.