“sen ne zaman bu kadar hırçın ve cesaretli oldun ?” sorusu üzerine hafifçe kıkırdadım. “ ben seninle tanıştığımda saf temiz bir bardaktım ve sende küçük bir çekiçtin, gücünün ancak bana…
Ben bu gece bendeki seni azad ettim. Gerçi o mu beni,ben mi onu bilmiyorum. “unuttum” kelimesini imge olmaktan çıkardım biliyorum. Çünkü anneannem “bir seyi kırk kere söylersen olur” derdi. Ben…
Bitmişler kovasına sığdıramıyorum seni; ardından su döküp uğurlar olsun’un emanet yollarına bıraktığımdan emin olarak tekrar dönecek olmanı ümit edemiyorum. Mevsimlerin cazları yılların yorgun sazları ve eskitilmiş dün harabeliğimde bugünlerimin bile…
Sensin o.Ne benim?Deli demedin mi bana?Saçmalama ben daha yeni geldim.Yeni mi geldin?Gidiyor musun ki?Gidiyorum tabi…Ne zaman?Ben neden görmüyorum gittiğini?Göremezsin ki.Sen uyurken gidiyorum ben.Doğru ya.Uyurken yoksun.Uyurken ben de yokum ama.Ölüyorum ben…
Rüzgar seninle olsun Yağmurlu bulutlar İki yanı çamla kaplı Dar yollar Bir gün uyandığında Gözlerine dağlar dolsun Baharın kokusunu hissettiğinde Gitmek seninle olsun İstemediğin yerlerde Uyanmak kolay İstediğin yerler olsun…
…ÇÜNKÜ HER ÇARESİZLİK BİR VAZGEÇİŞTİR ASLINDA Bazı duygular vardır aşkla bağdaşlaştırabileceğimiz. aşkın olmazsa olmaz hislerindendir. Özlem mesela…? Duyduğumuz özlem neye? sevdiğimiz kişinin ruhuna mı? Dış görünümüne mi? sesine mi? gülüşüne…
Anlamıyorsunuz bayım, ne hissettiğimi anlamıyorsunuz, diye başladı kadın söze. Ben dedi mısralara aşığım ve siz o kadar yoksunuz ki o mısraların, şiirlerin içinde. İsteseniz de anlayamazsınız bayım. …
-Cehennemden gelen ayak sesleri, beni kendisine adım adım yaklaştırıyor. Sigaramın dumanından yükselen portreler , alevler içinde şarkılar söyleyen kadınlara ne kadar da benziyor. Adımların sıklığı kendimi rahat ve güvende hissettiriyor…
Bak, bundan 7 ay sonra karşına birisi çıkacak. Başlarda hiç umursamayacak daha sonra aşık olacaksın ona. Ama birlikte pek vaktiniz olmayacak. Onu sadece yılda 3 gün görebileceksin. Utanıp sarılmayacak, gözlerine…
KALP –AKIL MUKAYESE ŞİMDİ TÜLLENİR DE GÖZÜM DE MAZİ BİRÇOK ŞEYİ BİLMEDEN AMA MUTLU OLDUĞUMUZ ZAMANLAR.. NASIL DA SAF,NASIL DA MUTLUYDUK HATIRLASANA.. BİRBİRİMİZE MASUMCA KÜSTÜĞÜMÜZ VAKİTLERİ İLK SEVDA,İLK KALP ATIŞI..…
Rica etsem biraz daha umut alabilir miyim? Kendime kızmam gereken hüsranların üzerine serpilmesi gereken umutlar… Rica etsem biraz daha duygusuzluk, oysa öfke de bir duygu… Rica etsem ruhumu parçalar mısınız?…
Sakallarımı yoluyorum, Dudaklarımı yiyorum, Gözlerimin altı mor, Sürekli tedirginim, Altıncı biram bitti, gözlerim apaçık. Müzik dinlemek istemiyorum. Sessizlik tatmin edici, Katlanamıyorum hiç bir şeye, Zamanında her şey yanımdan geçerdi, hiç…
Aslında birbirini hiç tanımayan iki insanız. Birbirini hiç görmeyen insancıklar topluluğuna yeni katılmış iki insan. Sarılmaktan, öpmekten ya da tensel temastan bahsetmiyorum. Yüreğini görmekten bahsediyorum. Seni, sen yapan beni ben…
Altı saat önce giydiğim pantolon belimden düşüyor. Litrelerce kustum. Bi’ yaban domuzunun karnından ne kadar kan boşalırsa o kadar kustum. Bi’ mektup mürekkebi kadar yoğun kustum. Kan kadar sıcak, gece…
Oysaki en önemlisi sevgiydi. Sevgisiz bir kalp, cehennemden beterdi. Bir adam çok sevdi,kadınının başkası için döktüğü gözyaşını bile sevdi. Bir kadın sevildiğini hissetmediğinde gitti. Dedim ya dostlar en önemlisi sevgi.…