Tanrı’nın unutmuşluğuna Ve insanlığın unutulmuşluğuna Hangi ruh dayanabilir ki Ve hangi öz, özün çürümüşlüğüne… Var oluşun vedası Yok oluşun galasıyla sunuldu Hayatın huzursuzluğuna Ağladı gökyüzü, Yaşamın kusuruna Ağıtlar yaktı melekler…
Artık dillere pelesenk olan ‘Aralık ayında, Çin’in Wuhan kentinde başlayıp bütün dünyaya yayılan yeni tip Koronavirüs’ cümlesini kurmadan, konu ile alakalı bir metin kaleme almak imkansız. Bu aslında bize artık…
Ankara’nın güney batısında yer alan Uşak’da ; uzun geniş düzlükler göz alabildiğine uzanmaktaydı. Altın sarısı tarlalar artık hasat mevsimindeydi. İşçiler, güneşin kavurucu sıcağında istirahat ediyorlardı. Kimisi sigarasını sarıyor, kimisi çıkınını…
..Küçük bir kız çocuğunun yaşamış olduğu serüven. ..Belki de yağmurdan kaçarken doluya tutulmuştu. ..Üzgündü, bir o kadar da kırgın… Sonbahar, günlerini doldurmuş yerini kışa teslim etmişti. Sanki toprağın üzeri…
Esen bir rüzgârın fısıltısı sanki Esrarengizce aldığım nefes. Yorgun ruhlar Ve söyledikleri şarkılar gibi Hüzünlü, içten, çaresiz ve sessiz. Etkileyici belki de sessizlik Ya da Sonsuzluğa ulaşan sessizliğin Kulak tırmalayan…
Sis kaplamış şehri bu gece. Kimden saklanıyor şehir? Ya da kim saklıyor şehri Tanrı’nın gözünden? Beni de saklayın sisler, Hem Tanrı’nın Hem insanın gözünden. Ve dünyayı saklayın, Benim gözümden. İnsan…
Odamın içinde gezinen kelebek, hiç yorulmaz mısın? Akşamüzeri, odamdaki misafir. Masama konmuş, beni izleyen bir hâli var… Sanki benimle konuşur gibi. Arada bir uçup tekrar aynı yere konuyor,…
Kan çanaklarına dönmüş iki yeşil göz bakmakta sana aynanın arkasından ve ruhunu esir almış kalıcı matemle savaşmak zorunda… Etraf çürümüş et kokuyor. Oldukça hayran olduğun o müthiş yıldızlar bu kez…
Doruk, Bolu Kıbrıscığa atandığında da Kendinden önceki selefi, 63’lü bir meslektaşı görev yapmış. Halk tarafından, Bolu Vali’si ve İl Jandarma Alay Komutanı taşlanıp, ana yoldaki köprü dinamitle uçurulunca, İlçe J.Bölük…
Okyanusu görüyorum ne zaman gözümü yumsam. Bana evi anımsatıyor. Hem uçsuz bucaksız bir kucak hem de içinde kayıp olacağın kadar engin geliyor. Nasıl okyanustan korktuğumu biliyorum. Derinliklerinden, dalgalarından, fırtınalarından ve…
Yazmak isteyip yazamamak, konuşmak isteyip konuşamamak gibiydi. Her zamankinden daha fazla suskundu. Yüzünde onanmaz yorgunluk. Dışarıda cıvıldayan kuşlar ve baharı temsil eden ağaçlar, içinde kopan sessiz çığlıklar. Sabah saatleri,…
(Bir şehir olmak, mesela Ankara) Yorgundu sanki, sürekli duvarındaki saate bakar bakar dururdu, bir şey mi beklerdi bilmiyorum. Göz altlarındaki çukurluk, kar beyazı olmuş saçları, çok şey anlatıyordu sanki. Kırışmış…
Güneş yüzümüze gülümser, suya hasret bir özlemle akla ikindinin o yanık rüzgarları gelir. Acıda nice katliam vardır ki, türküler közü harlanmış bir alevle çıka gelir. Temburlar, rıbablar söze eşlik eder…
Âlem yaratılmadan, kâinat yokken nerdeydi yaratan Sorsam mı, insanı niçin akıllı fikirli yarattı yaratan İnsan olunur mu gerçek, bu soru cevap bulmadan Düşün, akıl et, sor araştır kimsin diyor yüce…