Aşk bir müzik mi, kuş cıvıltılarının eşlik ettiği Güzellikle kaynaşmış bir rüya mı yoksa? Tropikal iklimli bir ada belki de… Özü güzelleştiren bir iksir de olabilir Tatlı bir budalalık…
Biz büyüdük, lâkin acılar da büyümese olmazmıydı? Yürüdüğümüz yollarda izler bıraktık, lâkin dostlar bulamadı. Bulsalardı iyi olmazmıydı? Geceleri şamdan yapıp hasret mumunu yaktım. Bir mum da sen yaksan iyi olmazmıydı?…
Günaydın! Bugün yine yataktan oflayarak, yaşadığımız düzene isyan ederek uyandınız, biliyorum. Başka türlüde çekilmez zaten sabahlar. Sahi neden bu sabahlar böyle? Sabahlar; gecelere ne yapmış dersiniz bu denli kötü? Belkide…
Yağmur yağıyordu yine, mevsimlerden güzdü. Sen dönünce yüzünü, azrail yüzüme güldü. Kalbim atmadı sanki, ruhum dünyaya küstü. Seni gördüğüm ilk andı, o akşamüstü. Kimsesizlik değil de, sensizlik çok üzdü. “istemiyorum”…
Tanrılar diyorum, Bir ellerinde kalpler, diğer ellerinde Nil. Bir kadının sürmesi akar sayfalara. Tanrılar diyorum, Şiirden anlıyorlar, senden de öyle. Senin, ölümü anlamadığın kadar hem de. Tanrılar diyorum, Tanrılar yarattım…
“Durmadı yine aklımın daktilosu.” Senelerce beklenen “doğru kişi” olmasının ihtimali bile uyutmuyor insani Uyutmamaya kararlı sorular… ‘Kalk yaz!’ dedi, yazıyorum. Hem de sana yazıyorum! Aklım bile senden yana Sen…
Zor bir yapı.Yolda yürüyorsunuz ve eşini döven bir erkek var engel olamıyorsunuz aklınızda türlü sorular geçiyor,acaba kesici vs. aleti var mıdır ? Aile arasına girersem sonraları başıma musallat olur mu…
Sevmeyi borç bilseydim eğer öderdim azar azar. Ben seni sevmeyi kaderim bildim, ölünceye dek bu yazgıyı hiçbir borçla kapatamam. Nazım Hikmet der ki; ‘Sen elmayı seviyorsun diye, elmanın da seni…
İçimde hissettiğim kırgın bir acı var. Sarılsan da geçmeyecek olan,ya da gelsen de bitmeyecek olanından. Dindiremediğim acılarım dizboyu… Ne gidebiliyorum,ne kalabiliyorum. Her seferinde yenisini ekliyorum üzerine bir bir. Birde cevapsız…
Sevdiğimden değil de Güneş bugün de doğsun İnsanlar yaşasın,çocuklar doğsun diye İş olsun diye seviyorum Yanlış anlaşılmasın ama Akşam yine olsun Küçük ahmet sınavlarından kalmasın diye İş olsun diye seviyorum…
Karaladım seni boş kağıtlara, yazdım ismini ansızın. Belki gelirsin diye.. Gelmedin, gelemedin herhalde. Seni bana getirmeyen yollar var, ve hatta uçurumlar; Uçurumlar ki sende büyür. Aşk sen, sevda sen… Sokaklar,…
Pencerem rüzgârın uğultusuna sağır Bu gece de sabahlar gelmedi karanlıklar açmadı bende sensizlik baş gösteriyor mehtabın renginde Bu sessizlikte neyin nesi? Sol tarafımı seninle örttüm mühürledim sözlerimi, şiirlere sen sonu…
Bu gece umuttan,mutluluktan konuşalım diyorum. Bulanık bir gökyüzü,fazla uzaktan gelmeyen gök gürültüsü ve siyaha çalan bulutlar gibidir bazen yüreğimiz.Böyle günlerde suratı asık,mutsuz görüyorum bu şehri.O zaman daha çok seviyorum aslında…
ben aşk dedigimde hep aklıma sen geldin sendin kendini özleten sendin bana sevgiyi ögreten sendin aşkla bakmayı ögreten dilimde ismin kalbimde deniz mavisi gözlerin varken bende bitmez bendeki sen
Hayranım sana sevgili Siyah gözlerinin parıltısına hayranım… Gülüşündeki mutluluğa hayranım… Sesindeki çocuğa hayranım… Dudaklarındaki aşka hayranım… Gözyaşın kadar hayranım… Ve şimdi bunlara tamamen hasretim.. Hasretim sana sevgili İçtiğin sigara dumanına…