sigaramdan bir fırt çekip de geldim yazı yazmaya penceremin önündeyim iki bardak da kahvem var gramofon da da klasik bir müzik yoo ben klasik sevmem her zamanki gibi de sen…
iki kere iki dört eder ağlamayan çocuğa meme vermezler ilk Türk devleti Göktürkler Namık Kemal’e de Vatan şairi derler seninle ben biz eder çabalamayan sana beni vermezler ilk defa gördüm…
Belki yanlış deftere yazdık Belki ayrı hikayenin kahramanlarıydık Belki boşuna çabaladık Belki boş sayfa açmalıydık Boşa kürek çektik anlamsız Çok çabaladık ama cevapsız Bu hayat bize oldukça gamsız Belli ki…
anne bana hep bir şeyi öğretirdin sen yalan söylememeyi sen neden bana yalan söyledin peki anne? hani büyüyünce geçerdi? hani büyüyünce unuturduk? …anne sol yanım çok acıyor anne sanki içerde…
Kumsalda yürüyorum sadece denizin sesi ve martıların sesi var. Bunu huzur diye tarif edebilirim bir tek. Önümde yaşlı bir çift yürüyor ilerisi biraz bataklık olduğu için ponçik amcam ponçik teyzemin…
şiirlerin her satırında onu ararsın bir bakmışsın fena kapılmışsın çünkü sen Mecnun’un Leyla’sısın sen bu kalpte belli ki kalıcısın yaprak rüzgarını arar yağmur bulutunu sorar kalem kağıdına yazar benim kalbim…
gemiyi batır demedik kaptana ama çoktan batırmıştı aşkımıza uğraştık varmak için limana sonu yine hüzün yine fırtına sensizlik zaten en büyük karantina ey sevgili gel de omzumda ağla seninle olmak…
Barış dümeni savaşa bırakmış belliki İnsanlarımız olmuş savaşa tiryaki Hep bir kargaşa ama çabalar afaki Yurtta sulh cihanda sulh eskidendi Bahar kokusu çocuk sesi çiçek ve leylaklar Şimdi her yer…
senden sonra ne yüzüm güldü ne ruhum sol tarafımda kalbim var ama işlevini yapıyor mu muamma hayat akışım gitmenle tersine döndü trafik ışıkları sarıdan başlıyor mesela hep bir şüphede bırakıyor…
Seçime saatler kaldı! Ne yazsam diye arpacık kumrusu gibi düşünüp duruyordum. Maviş kanat çırpa çırpa uçarak geldi, sağ omuzuma konuverdi. Gözlerimin içine baktı! Banim bir şey dememe fırsat vermeden: Kara…
Cennet vatan Anadolu’nun 7 bölgesinde yaşayan, yokluk ve yoksulluğu kader edinmiş çilekeş ulusum! Hadi Eyisiniz gene Eyi… Bu deyiş ve şive, Rahmetli Süleyman Demirel’in bize armağanıdır. Niçin mi Demirel’i hatırlattım?…
Merhabalar umarım hepiniz sağlıklı, sıhhatlisinizdir. Dana önceki yazılarımda eminlik kiplerinin genel olarak ne kadar tehlikeli ve dozunda şüphenin de ne oranda faydalı olabileceğini etik sınırlar ve epik amaçlar doğrultusunda ele…
Kendi karanlığında kendisi ile konuşamayanlar, kendi karanlığında yok olurlar vesselam. *** Yaşam kendi döngüsünde devam ederken, içini hoşlukla doldurmadıktan sonra ve her şeyi çıkarı için en ince ayrıntısı ile düşünürken,…
Peltekleşen, söz söylemeye dönmeyen dilleriyle, mağaraya, karanlık mağaraya benzeyen gözleriyle kendini karanlıkta kurtarmak için çaba sarf etmeyenler, asla aydınlığa kavuşamaz, kendi karanlığında yok olur vesselam. *** Kendini karanlıklarında görmeyenler, çığlık…
Yazı başlığı niçin Karasuda Pazar Var? Bu sorunun cevabı, makalenin son noktasına varınca kurdele ile süslenmiş, hediye paketi içinde sarılı bulacak ve gülümseyeceksiniz. Biliyorsunuz, ışık hızıyla 14 Mayıs’a 100 metre…