Sen,inandığın gibi yaşıyorsun ama onlar,yaşadıkları gibi inanıyorlar; Farkın bu.. Çekemiyorlar ve onun için sana kötü sıfatlar yüklemeye çalıştılar ve de hala da çalışıyorlar ..
Zaman mı? O da ne? -Canım, Doğum günün kutlu olsun….!…. -Teşekkür ederim. Unutmamışsın demek. Nasıl izah etmeli ki, zaman denen kavramı? Nereden başlanmalı ki söze? Var mıdır sizce doğada…
Yönetmen Alper Akdeniz’in son kısa film çalışması olan Rüya görüntü kalitesi, gerçekçi sahneleri ve bağışladığı evrensel mesajlar ile dikkatleri çekiyor. Geçtiğimiz Temmuz ayında çekimleri tamamlanan filmin İngilizce altyazıları Yazar Melike…
İçimi hiçbir şeyle dolduramamanın, sonsuz boşluğumun tarifsiz ağırlığını yaşıyorum.. Öyle büyük bir boşluk ki neyi içeri alsam kütlesini yok sayıyor, ağırlığına meydan okuyorum, Yol alamıyor, yer kaplayamıyorum.. Bu yüzden bazen…
Körpe bir karanlık, Avuçlarımda bir yığın toprak. Gözlerim görmüyor gözlerini Ve bakıyorum her yana Bardaktan boşalırcasına ağlayarak. Karanlıklar içimdeki umudu öldürür, Ben gömerim. Avuçlarımda bir yığın toprak; Toprak toprak üstüne,…
Tanrı’yı putlaştırmam gerektiğini anladım sonunda,sana tapabilir miyim ..? Tanrı’yı çok seviyorsan ve ille de onu görmek ve ona dokunmak istiyorum diyorsan,bir bitkide putlaştır onu.Çünkü,koca bir ağaç olur meyve verir…
Gitme,gitmeni istemiyorum Hatta daha bana gelmemişken, Bu gidişini izleyemiyorum. Çaresizce çareler aramak Karanlık gecenin en kör noktasında Ve sen yine yokken Ve sen yine umut vermiyorken Gitme,gidişin aklımda kalır. Gitme,gidişin…
8 yaşındaydım. Bir kaya parçası yüzünden ezeli rakip ebedi dost Yunanistan’la savaşın eşiğine gelmiştik. Haber bültenlerinde gün aşırı Kardak ismi zikrediliyor ve bu isim bana kışın toplanan karların…
Onunla,evde koşuşturmayı özledim.Uyku öncesi yatakta zıplamayı,saklambaç oynamayı,dans etmeyi ve şarkılar söylemeyi.Sabahları sesiyle uyanmayı,telaşını;onu illa ben giydirmeliydim,ona göre.Akşamları,annesinin kucağında asansörün kapısında göründüğünde ‘Bana bugün,ne sürpriz aldın Arkadaş’ diye sorardı hep.Kucağımda markete…
Sanki içimde bir yerde kocaman bir boşluk var Neyle dolar orası hiç bilmiyorum Neye ihtiyacım var hiç bilmiyorum Çok yalnız hissediyorum ama orası dogru Sanki kimsem yok Hiç yakınım yok…
Bir fısıltı bazen yaşamak bir umut Bir gülümseme gözlerdeki bir bakış Bir gülümseme bazen aşk bir dokunuş Kalplerin ortaklığı fütursuzca sevmek bazen Bir nefes almak heyecan bir kıpırtı Lunaparkta mesela…
Uzun zamandır düşünüyorum gitmeyi ve usulca uzaklaşıyorum. Tam kararımı verebilsem kaçıp kurtulacağım bu illetten fakat ne doğru zamanı bulabiliyorum ne de cesaret edebilecek kadar sarhoş olabiliyorum. Belki bütün mesele…
Diğerkâm yolları benden önce sen Damarımda sen aşkı akıyor Kanımın her bir damlasında sanki Kirpiklerin yaşıyor Biliyorum bu bulutlar beni değil Seni çağırıyor Güneşe davet etti beni kader Acılı günlerim…
Bir tane gri bluzu vardı ve gri’yi severdi.Onu ne zaman giyse,saçları parçalı bulutlu bir gökyüzünde,yaz yağmuruna hazırlanan kümülüslerin arasından süzülen güneşin ışıltısı gibi görünürdü .
gidersen eğer gelmeyecekler artık balkonumuza konan Cemal Süreya’nın kuşları. belki de bu yüzden balkonsuz bir eve çıkacağım. çokça masraf yapacağım durduk yere. bir süre sonra işe gitmelerim azalacak; yastığa ağzımdan…