Geceyi ördüm bak , karanlık çöktü.. Eceli gördüm say , hayatım kördüğüm.. Çünkü , kendimden vazgeçip , hayatım dediğim Kadına , bir gün kalp yoluyla göçtüm..…
Ben ağlarken o da ona kızıyor, gözyaşlarımın sadık dostluğunu üstleniyordu sanki. O ise ne benim gözyaşlarımı, ne de onun kendisine kızıyor olmasını umursamıyordu. Yağmur çiselemeye başlamıştı ve pencereye yaklaşıp yağan…
Yaz akşamında Büyük, sonsuz umutlarla dolanan Masum, hayalci bir kız Ofelya… Geziyor, Yörüngesinde bir çınar ağacının Kuşanmış keyifle Gün ışığında ve gölgede.…
Günler saatler ve dakikalar beni o ana götürecek/ mi? arkasından kavrayıp itiyorum rengi solmuş çarklı saati kollarım ağrıyor; milim oynamıyor yaşlı inatçı! bir köşeye çömelip dizlerimi karnıma çekip beklemek elimde…
Kitapların her kelimesinde anlam aramaya başlamıştı. Bu da yetmiyormuş gibi şarkı sözlerini anlamlandırmaktan doğru dürüst müzik dinleyemez olmuştu. Ne olmuştu ona böyle? Herkesin yaptığı en basit işlerin bile ayrıntılarını düşünmekten…
Artık değil… Artık umurumda değil çoğu şey. Daha doğrusu endişelenmiyorum artık saçma şeyler için. Delirmemek elde değil çünkü Beni siz delirttiniz diye bir şarkı vardı ya hani onu hatırladım bak…
Gözlerinde çokça mavi Ve gözyaşlarından bulaşmış gibi, Tüm maviliklere mavi. Mesela kuşların gezindiği, şu gökyüzü Mesela balıkların yürüdüğü, bu denizler Ay’ın aydınlattığı kara mavi gece Sarı ile mavinin aşkından yeşeren…
Bahardır mevsimlerin en güzeli, Çünkü o zaman açar Bütün kış toprağın çilesini çekmiş Sarı Neşeli Çiçekler.. Bahardır mevsimlerin en güzeli, Sevgililer yıl boyu el ele ısınırken, Züğürt Yalnız kalır Üşür……
ardı sıra dizilen kan kusan sevdalara gebe soluklar yüzümde bir sonbahar haşmetiyle uğurlar kıldan ince hasretleri yorulduk be usta sabaha varmadan son nefesini veren nice ömürleri tükettik avucumuzda kuru bir…
Bir çocukluk düşüdür bu. Onun olduğu topraklara gitmek, onun var olduğu yerlerdeki insanları merak etmek, havayı başka solumak, suyu başka tatmak. Ondan korktuğun halde yine de hep onun özlemini…
Yabancı takımların maçlarını izlerken bile kaybeden tarafı tutardım. Daha güçsüz olan kazansın isterdim eskiden. Yeni yeni anlıyorum kaybetmenin esaretini. Kaybeden yalnız kalıyor arkadaş. Hatta bazen öyle yalnız kalıyor ki kendisi…
Karşında uzun boylu servi ağaçları, sonra hafif bir sabah rüzgarı… Arka fonda ise güneş vardır. Bir etkileşimin büyüsüne şahit olursun. Duyduğun o sestir. Onun sesidir. An itibariyle en uhrevi dileklerini…
Ölüyoruz anne, Yaşımızın bir ehemniyeti yok Misketimiz cebimizde Elimizde ekmek öl(dürül)üyoruz. Ölüyoruz anne, Kalbimizde sevda Düşlerimizde özgür bir dünya Hayalimizi bile yaşayamadan öl(dürül)üyoruz. Ölüyoruz anne, Yerin kaç kat altında ekmek…
Siyah bir çarşaf çektim umutsuzluklara… Yastığımı ikiledim mutluluklara… Dik bir şekilde yattım ayrılıkların üzerine… Hüzünlerin üstüne,ağlayan gözlerime kap kalın bir yorgan örttüm… Kabuslarla uyanmamak için gözlerime mil çektim… Sanırım uyurken…