Geldin bana sanki hic gitmeyecek gibi. Sanki hep benim olacakmışsın gibi. Sen gidersen inan bana yapamam ben. Belki yaşarim bir şekilde ama buna ne kadar yaşamak diyebiliriz ki. Hayallerim vardi…
Kimsesiz birinin hayattan bir beklentisi kalmamış gibi, kafayı yemeye ramak kala yazıyorum yine bunları. Bugün değişik bir kadın tanıdım, yıllardır onu tanıyormuş gibi hissettiğim kadın olan kadını. Beni benliğimden çıkaran…
Bugün öyle bir gündü,kuşlar öldü kalbimde Duvarlara bitişik merdivenlerden indi çocukluğum Hoyrat rüzgarlarda,rüzgar gülleri gibi savruldum Gözümden bir tutam cennet aktı Ve,beton suretlere inat kalktı ellerim Yeşerdi dualarım Filizlendi,bulutlara erişti…
Asıl hikayem nerede nasıl ne zaman başladı hatırlamıyorum aslında. 1040 sefer sayılı uçak, kaptanın “uçağımız inişe geçmiştir” uyarısı yapıktan sonra, sebebini hala umursamadığım bir nedenden dolayı düşmesinin ardından, kurtulan 4…
“Sadece sen” Belki hiçbir zaman anlatamicam Küçücük bir et parçasına sığdırdığım dünyamızı Kaçıcam belkide tüm fani güzelliklerden En güzeli de “senden” ” senin” kokundan, Gözlerinden kaçıcam. Kalplerini aşk bilememiş kişilere…
Ne güzün rüzgarı, ne de kışın soğugu. Anlatılmazmış meğer kaybedilen bir aşkın açtığı soyut yara. Ne yağmurun ıslaklığıdır bu seni üşüten, ne de kaynar bir suyun sıcağıdır içini yakan. Bir…
Yani şimdi sen Parmak uçlarımla adını sayıkladığım Ruhuma çırpınış diye yazdığım Turkuaz sevdam hiç mi sevmedin Sen Gözlerimi sana Züleyha kılmışken Yanaklarımı yar diye sana sunmuşken Hiç mi sevmedin. Basitti…
Yaşamı var eden çeşitlilik, Merak da onun motoru Mesela bir küçük tavşan varmış, Kırlarda koşarmış Hayata karışmak istiyormuş tavşan, Nefes almak istiyormuş Bir çiçek görmüş, kırmızı bir çiçek Onu tutmuş…
Yıllar boyunca mücadele ettim, kaybettim, vazgeçtim ve şimdi yeniden doğuyorum. Artık insanlığa, hayata, en önemlisi de kendime olan inancımı tazeliyorum ve en güzeli neşe içinde yaşamaya devam ediyorum. Ama yine…
Bir şiir intihar etti bu gece Attı kendini zihnimin sokaklarından kağıtlara doğru Çaresizlikle çırpınan bir yürek gibi sessizce Gömdü düşüncelerini toprak misali bir deftere… Bir şiir intihar etti, bir yürek…
Çocuktuk o zamanlar…Hayal gücümüzün sınırlarıyla oynamaya bayılırdık.. Yerdeki sigara izmaritini ağzımıza götürüp,içiyormuşçasına dumanını tüttüre tüttüre ciğerlerimizde hissetmekten tutun da, kaldırım taşlarındaki o ince çizgilere karşı verdiğimiz o onulmaz mücadelemiz kadar…
Yine güvensem sana Yine bırakır mısın beni? Yine sevsem seni Yine aşkım der misin? Kalbimi yine sana versem Yine mi atarsın bir köşeye? Yine hayatımı sana bağlasam Yine hayatımı mahveder…
Bir cümle daha kattık yalnızlığımıza dök artık saçlarını yaslandığın omuzdan çok geç kalınmış sabahları var bu kentin bilmiyordum Bordeaux kırmızısından uyanıyoruz, ceplerimizde buruşuk cümlelerle.. en zemheri yerindeyim ‘unutmaların’ kalçalarının kıvrıldığı…
Nasılda masumdur gözlerini dünyaya ilk açtığında insan.Masumdur!Nereye geldiğinden bihaber.Ağlar durur inatlaşırcasına. Ana rahminden ayrılmak istemez sanki. Saflığın,mucizenin kaynağından…Annesiyle bağını keserler sonra. Ve insan artık saflık merkezinden dünyanın merkezine gelmiştir. Savaşların,kötülüklerin merkezi…